24 Ağustos 2009 Pazartesi

Helal olsun

Diyarbakır

Mehmed Uzun'un kenti, bin tane şeyh'in etrafına kümelenmiş on binlerce müridin.

Güzel insanın bol, kötü'nün kendini hissettirdiği bir şehir.
Mezapotamya bir ülke ise Amed başkent idir.
Öyle bir kent-i kadim, Diyarbakır.

Aslında ne kadar dingin bir ruha sahiptir bir bilseniz. Görseniz oraları, Mardinkapı'sından Ulucamii'ne kadar. Sanki kuşlardan başka kimse konuşmayacak ta kıyamete kadar sanırsınız.

Bir o kadar da politizedir. Diyarbakır cezaevinden gelen tiz çığlıklar hala kesilmemiş.

Onlarca şehidin kanı sanki öyle taze duruyor.
Onlarca, "etkisiz hale getirilmiş" anası hala ağlıyor...

Bir bakıyorsun bir futbol maçı:
Başkanı Diyarbakırlı olan Fenerbahçe -ki bu durum gayet güzel bir et-tırnak mesajna dönüştürülebilirdi- ile kendi evinde oynayan Diyarbakırspor...

Ki Diyarbakırspor önemlidir kent ahallisi için. Bu tarz şehirlerde futbol çok önemlidir. Trabzonspor mesela.

Bir İspanya, İngiltere gibi trübünden verilen siyasi mesajlar... Ruhunu kaybettirir bir ülkeye.

Hele ki "Demokratik Açılım Paketi" çerçevesinde, Diyarbakırspor kadrosunun, A Milli Takım kadrosuna dönüştürülebileceğinin ihtimal dahiline bile alınabileceği şu günlerde.
En küçük bir kıvılcımın koca ormanı yakabileceği şu günlerde.
Diyarbakır'ı seven bir Fenerbahçeli olarak izlediğim maçta düşünme yetimi kaybettim sanki. Sadece helal olsun diyorum...

1 yorum: