
Ergenekon davasının üstünde zıplayarak popüler olma hevesi taşıyan yığıla gazeteci var memlekette.
Bazen "düz"den, bazen "ters"ten zıplıyorlar.
Nasıl zıplayacaklarına ise etraflarına bakınıp öyle karar veriyorlar.
Ağızlarından tek hikmetli laf çıkmıyor, entellektüel birikimleri yok.
Hasbelkader şu camiaya demirlemişler. Edebi tek cümle kuramıyorlar. (Şu Ergenekon davası olmasa kitap yazamayacaklar)
Bunlardan en çok göze batan kimlerdir ana başlıklı bir anket yapılsa Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar'ın % 47 ile ipi göğüsleyecektir. Eminim!
Ergenekon Davasının meşhur ettiği gazeteci familyasının bir üyesi Şamil Tayyar. (Ergenekon Davası ile ilgili görüşlerimizin büyük ölçüde yakın olmasından eshef mi duymalıyım acaba)
Aslında pek yanlış şeyler söylemiyor Tayyar. Uzmanlık alanı ile ilgili söyledikleri büyük ölçüde doğru. Amma ve lakin bu kendisinde -kendi kendine-bir takım komplimanlar oluşturmuş.
Havaya girmiş
Gazeteci olduğunu unutmuş
Sanki o olmasa Ergenekon davası yerin dibine girer gibi davranıyor ve bu suretle kendisinin kamu için ne kadar yararlı bir varlık olduğunu laf arasında kulaklarımıza fısıldıyor.
Bu gözlerini kör ediyor yani.
Şimdi de Mehmet Bekaroğlu'na sardırmış.
Mehmet Bekaroğlu GİBİ bir ismi "Ergenekon destekçiliği" ile suçlamış.
Gülüyorsunuz değil mi? Gülün gülün. Zira gerçekten çok komik.
Cahil cesareti dedikleri şey bu olsa gerekiyor.
Mehmet Bekaroğlu'nu tanımıyor. Yoo, gerçekten tanımıyor. Nereden mi çıkarıyorum bunu. Eğer tanısaydı son yazısında, Mehmet Bekaroğlu için sadece, "kendisi son seçimlerde SP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayıdır" demekle yetinmezdi. (Bkz: http://www.stargazete.com/gazete/yazar/samil-tayyar/sen-kimsin-lan-209949.htm)
Tanımak için de hiç bir girişimde bulunmamış hazret. Üstelik Bekaroğlu kendisine "beni Mustafa Karaalioğlu'na sor" demişti. Mehmet Hoca belki bilmiyor, ben söyleyeyim. Mustafa Karaalioğlu DA ben ve benim gibi birçok insanevladı gibi Şamil Tayyar'ı sevmez! Kendisini SIĞ bulur. Bundan sebep geçtiğimiz aylarda Star İstanbul ile Ankara bürosu arasında husumet yaşanmıştı hatta Şamil Tayyar yazılarına bir müddet ara verip Karaalioğlu'nu patrona şikayet etmişti ya.
Neyse konumuz bu değil. Geçelim...
Şamil Tayyar, sen Doğu Konferansı diye bir şey duydun mu hiç ömr-ü hayatında. Duyduğuna ihtimal vermiyorum. Ama mesela Yıldıray Oğur'a sorabilirsin. Eğer seni kaale alıp cevap verirse tabi. Olmadı gir bak internete. Araştır, öğren. DOĞU KONFERANSI GENEL SEKRETERİ PROF. DR. MEHMET BEKAROĞLU, üyelerle birlikte bütün bir Ortadoğu'yu, sonra İran'ı sonra Ermenistan'ı niye dolaştı, bir fikrin de yoktur senin.
12 Eylül'ün o puslu havasında yedek subaylığını cezaevlerinde yapan Mehmet Bekaroğlu'nun her şeye rağmen işkence raporları yazdığını, oligarşiye her türlü ahval ve şeraitte karşı çıktığını, F Tipi cezaevlerine karşı yürütülen kampanyanın bilfiil başkanlığını yaptığını peki.
Yok be anam, uzmanlık alanına girmez. Tıynetin bu kadar. Bir de utanmadan "yazı"nın başlığını "sen kimsin lan" diye atmışsın. O kadar herif değilmişsin.
Mehmet Bekaroğlu'nu tanımadığın için "patronun gözüne girmek için neden senin üstüne basayım. Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın" deyip aklınca alay ediyorsun ama bilmediğin bir şey daha var. Bu cahilliğinle o gazetede kalem oynatan haysiyetli yazarları da GÜLDÜRÜYORSUN.
Sen tanımıyorsun ama onlar tanıyorlar Sayın Bekaroğlu'nu
Bir de utanmadan lafları gargaraya getirip, "Ergenekoncu demedim, Ergenekon'a destek veren dedim" diyor. Kargaların bile şeyiyle güldüğü bu lafın muhatabının Mehmet Bekaroğlu olduğunu, asgari bir siyasi bilgiye sahip bir TC vatandaşına söyleseniz, "Hadi len" çekecektir. Ama... Ortada kuyu var yandan geç anasını satayım.
Cihat Arpacık


